çevremizdeki doğal varlık tarihi eser ve yapıtlara örnekler veriniz

TarihiEserler istanbuldaki tarihi mekanları camileri köprüleri, Kuleleri, yüzyılları aşmış ve günümüze kadar tarihi mekanları kiliseleri anıtları çeşmeleri inşa edilmiş bir çok tarihi mekanı detaylı bir şekilde istanbul.net.tr de bulabilirsiniz istanbul.net.tr İstanbul Şehir Rehberi Read Prof. Yaşar Nuri Öztürk: Atatürk by blackauge on Issuu and browse thousands of other publications on our platform. Start here! Bu nedenle etrafımızda birçok eser bulunmaktadır. Çevremizde bulunan doğal varlık tarihi eserlere örnekler şu şekildedir: Pamukkale Travertenleri. Peri Bacaları. Mardin Taş evleri. Düden Şelalesi. Manavgat Şelalesi. Cennet – Cehennem Mağaraları. Tarihi eserler olarak beşeri eserler şu şekildedir: 3 Sınıf Hayat Bilgisi Yakın Çevremizdeki Tarihî, Doğal ve Turistik Yerleri Tanıtalım konusunun konu anlatımları, testleri, ödevleri ve çözümlü soruları Morpa Kampüs'te. ÇevremizdekiDini ve Tarihi Eserler. St. Pierre Anıt Müzesi. Dünyanın ilk kiliselerinden biridir. İsa’ya inananlar "Hıristiyan" adını ilk kez bu kilisede almıştır. 1963 yılında Papa 6. Paul tarafından hac yeri olarak ilan edilmiştir. Her yıl 29 Haziran’da Katolik Kilisesi’nce burada ayin düzenlenmektedir. Site De Rencontre Gratuit Pays Bas. Hayat Bilgisi1 yıl önce1 Cevap28 KezÇevrenizdeki doğal varlık, tarihî eser ve yapıtlara örnekleri sorusunun cevabı nedir? Bu soruya 1 cevap yazıldı. Cevap İçin Alta Doğru İlerleyin. İşte Cevaplar Cevap Çevremizde bulunan doğal varlık tarihi eserlere örnekleri Pamukkale Travertenleri Peri Bacaları Mardin Taş evleri Düden Şelalesi Manavgat Şelalesi Cennet – Cehennem Mağaraları Tarihi eserler olarak beşeri eser örnekleri Topkapı Sarayı Dolmabahçe Sarayı Beylerbeyi Sarayı Yıldız Sarayı Yerebatan Sarnıcı Sultanahmet Camii Süleymaniye Camii Fatih Camii Fatih Surları Bu cevaba 0 yorum yazıldı. Soru Ara? den fazla soru içinde arama YazBilgilendirme 2022 yılı YKS, AÖF, AUZEF, ATA-AÖF, AÖL, LGS, AÖO, AÖIHL-MAÖL, YDS, TUS, MSÜ, ALES, KPSS, İSG, YKS, DGS, EUS, TYT, AYT, ADES, ADB, Amatör Denizcilik Eğitimi Sınav takvimleri belli beyazvesiyah Dogal guzellik kendinden olusan doga olaylaridirmanyas kus cennetinemrut heykelleripamukkaletarihi eser kendiliginden olusmayan fakat bir tarihi olaya tanikliketmis olan yapidirkiz kalesisilifke kalesitruva atı 0 votes Thanks 0 İnsan, yaşadığı çevreyi ihtiyaçları doğrultusunda sürekli olarak değiştirmekte ve doğanın kendisine sunduğu imkânları hem kullanmakta hem de değişikliğe uğratmaktadır. İnsanların doğal çevreye olan etkileri ilk olarak beslenme ve barınmayla ortaya çıkmıştır. İlerleyen zamanlarda yerleşik hayata geçmiş böylece insanın doğal çevre üzerindeki etkisi artarak devam yeri seçerken coğrafi koşulların uygun olduğu yerler her zaman tercih sebebi olmuştur. yıl önce yerleşik hayata geçen insanoğlu, ilk yerleşmelerinde, iklimi elverişli, verimli toprakları, ulaşımı kolay, çayır ve meraların bol olduğu yerleri tercih etmişlerdir. Yerleşim yerlerinin belirlenmesinde önemli bir tercih sebebi de sudur. Su ve verimli toprakların bulunduğu, tarım koşullarının elverişli olduğu Ganj, İndus, Fırat, Nil gibi akarsu havzaları ilk yerleşim alanlarına örnektir. Buralarda dönemin büyük yerleşim yerleri ortaya çıkmıştır. İnsan doğadaki tatlı su kaynaklarını ihtiyaçları doğrultusunda kullanmak amacıyla göletler, sulama kanalları, barajlar inşa etmişlerdir. Hidroelektrik santralleri, termik santraller yaparak elektrik enerjisi üretmişlerdir. Sulardan, topraktan, hayvanlardan, bitkilerden, madenlerden elde edilen maddeleri geçmişten günümüze ihtiyaçları doğrultusunda kullanan insan, doğanın kendisine sunduğu çevreyi tahrip etme yolunda hızla insanların ilk yerleşim yeri olmuştur. Böylece yabani hayvanlardan gelecek tehlikelerden kendilerini korumuşlardır. Zamanla yerleşik hayata geçen insan doğadaki malzemeleri kullanarak barınaklar yapmışlardır. İlk zamanlar etraflarında bulunan taş, toprak, çakıl ve ağaçları kullanmışlardır. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte doğal malzemelerin yerini demir ve çimento almıştır. Böylece sağlam, konforlu ve dayanıklı beton binalar inşa etmişler, evlerin yanında dinî inançlarının gerektirdiği farklı nitelikteki mabet ve ibadethaneler de inşa etmişlerdir. Nüfusun artmasına paralel olarak ihtiyaçlarda artmıştır. Ulaşım araçlarıyla birlikte ulaşım yolları da gün geçtikçe gelişmiş ve öncesine kadar daha düşük ve basit yöntemler ile gerçekleştirilen ulaşım günümüzde çok büyük ilerlemeler göstermiştir. Geçen her yüzyıl sonrasında gelişen tekniklerin kullanıldığı kara yolu, limanlar, hava alanları, demir yolları yaparak doğal çevreyi kullanmışlardır. Ülkemizde son yıllarda yapılan Karadeniz sahil yolu, Ordu – Giresun Hava Limanı, Marmaray, Avrasya Tüneli buna en güzel ve Avrupa kıtalarında toprakları olan ülkemizde, denizler ve boğazlardan dolayı kesintisiz bir kara yolu veya demir yolu ulaşımı sağlamak mümkün değildi. Bu yüzden İstanbul Boğazı’nın altından iki kıtayı birbirine bağlayan uluslararası Marmaray ve Avrasya Tüneli ulaşım hatları Boğazı’nın altından geçen demir yolu tüneli ilk olarak 1860 yılında Sultan Abdülmecit tarafından dile getirilmiş ve projesi çizilmiştir. Bugün Marmaray’la 153 Köprüsüyıllık düşünce hayata geçirilmiştir. Marmaray teknolojik altyapısı, ekonomik büyüklüğü, ulaşıma kazandırdığı ivme vb. birçok yenilik bakımından dünyada ilkleri içinde barındırmaktadır. Toplam uzunluğu 76,6 km olan tünelin 13,6 km’si deniz altından Boğazı’nın iki yakasını birbirine bağlayan diğer bir önemli ulaşım ağı ise Avrasya Tüneli’ dir. Tünel, Asya ve Avrupa’ yı iki katlı kara yolu tüneli ile birbirine bağlamaktadır. Toplam uzunluğu km olan tünelin 5,6 km’lik bölümü deniz tabanının altından geçmektedir. Asya ve Avrupa kıtaları arası 1 saat 40 dakika sürerken bu süre Avrasya Tüneli ile 15 dakikaya Türkiye’ de hem de uluslararası anlamda ulaşım kolaylığı sağlayarak hizmet veren diğer bir hat da Osman Gazi Köprüsü’ dür. İzmit Körfezi üzerine inşa edilen köprünün uzunluğu 2,652 m’ dir. Üç gidiş, üç dönüş şeritli kara yolu ile insanlar daha kısa zamanda ve daha güvenli bir ulaşım imkânına kavuşmuştur. Ülkemizde ulaşımı güçleştiren en önemli doğal etken yeryüzü şekilleridir. Gelişen teknoloji ve bilgi birikimiyle doğanın ortaya çıkardığı olumsuzluklar sarp ve dik olması ulaşım üzerindeki olumsuz etkilerini artırır. Bu etkiyi ortadan kaldırmak için tüneller, köprüler ve viyadükler inşaa edilmektedir. Buna en güzel örneklerden biri de Karadeniz Sahil Yolu’ dur. Yine Karadeniz kıyı kuşağının belli bir bölümünün doldurulmasıyla Ordu-Giresun Hava Limanı inşa ülkemizin ve dünyanın farklı yerlerini görmek, farklı kültürlerini tanımak, eğlenmek, dinlenmek, eğitim ve sağlık amacıyla turistik faaliyetleri gerçekleştirirler. İklimin elverişli olduğu deniz kıyılarında yaz turizmi yaşanırken, yükseltinin fazla, kar yağışlarının bol olduğu yerlerde de kış turizmi yaşanmaktadır. Doğal güzelliklerin dışında insan eliyle oluşturulmuş turistik merkezler de vardır. Örneğin Birleşik Arap Emirliklerin de ki Basra Körfezi’nde denizin doldurulması sonucu oluşturulan dünyanın en büyük yapay adası olan Palmiye Adası yaz turizminin toprakları üzerinde çağlar boyunca çeşitli medeniyetler doğmuştur. Bu nedenle ülkemiz hemen her devre ait tarihî değerlere sahip olduğu gibi mağaralar, ormanlar, sıcak su kaynakları, dağlar, denizler gibi doğal güzelliklere de sahiptir fakat nüfusun hızla artması ve büyük yerleşim yerlerinin, metropol şehirlerin ortaya çıkması ile insanların sosyal ihtiyaçları da artmıştır. Parklar hem dinlenme hem de şehirlere estetik bir görünüm kazandırma bakımından önemlidir. Dünya’nın en büyük şehir parklarından biri olan İstanbul’daki Maltepe Sahil Parkı da içinde çok sayıda sosyal alan barındırmaktadır. İnsanların açık havada, kent içinde bile olsa doğayla baş başa kalabilmelerine imkân binalar, ulaşım araçları, demir yolları, evimizde kullandığımız sayısız aletler, telefon, bilgisayar ve sayamayacağımız birçok ihtiyaç malzemeleri madenlerden karşılanmaktadır. Isınmada, ulaşım araçlarında, kömür, petrol, doğalgaz gibi madenler kullanılmaktadır. Demir, bakır, kömür, petrol gibi madenlerin olduğu yerlerde açılan maden ocakları ve çıkarılan madenleri işlemek için kurulan tesisler, doğal çevre üzerinde olumsuz etkiler okulumuzda kullandığımız ahşap malzemeler, kâğıt ve kalemlerimiz ormanlardan elde edilmektedir. Sonuç olarak dünyanın pek çok yerinde mevcut çevre imkânlarını zorlayacak ölçüde hızla artan nüfus, yeryüzündeki kaynaklara ve ekolojik sisteme baskı getirmektedir. Beslenme, yerleşim, eğitim, sağlık hizmetlerine duyulan ihtiyacın artması; hızlı kentleşme, artan kirlilik, iklim değişmeleri, sağlıksız endüstrileşme, azalan canlı türleri, çevre problemlerini de hızlı bir şekilde artırmıştır. Doğal çevreyi oluşturan unsurlar, atmosfer hava küre, litosfer taş küre, hidrosfer su küre ve biyosfer canlılar küresi olmak üzere dörde ayrılmaktadır. Doğal çevreyi oluşturan bu dört doğal ortam birbirinden bağımsız olmayıp birbirleriyle sürekli etkileşim hâlindedir. Herhangi bir nedenle bu doğal ortamlardan herhangi birinin zarar görmesi, doğal çevrenin tamamını olumsuz etkilemektedir. Atmosfere fazla karbondioksit salınması zincirleme olarak; küresel ısınma, kuraklık, erozyon, çölleşme, açlık gibi sorunlara neden olmaktadır. İnsanların doğal çevre üzerinde yaptıkları değişim faaliyetleri sonunda ekosistemdeki doğal dengenin bozulması çok tehlikeli çevre sorunlarına neden olmaktadır. Bu nedenle geleceğe yönelik planlamaların, insanın doğayla uyum içinde yaşamasını sağlayacak nitelikte olması ve bunun sürdürülebilmesini sağlaması son derece önemlidir. Aksi takdirde geri dönülemez doğal felaketler yaşanabilir. İnsanlar doğal ortam üzerinde gerçekleştirdikleri değişimlerde, doğaya karşı duyarlı olmalıdırlar. Doğal çevrede insan etkisiyle meydana gelen değişimlerin olumlu ve olumsuz sonuçlarına şu örnekler verilebilir 1- Aral Gölü Kazakistan’la Özbekistan sınırında yer alan Aral Gölü, 1960’lı yıllarda dünyanın dördüncü büyük gölüydü. 1960’lı yılların sonlarına doğru SSCB yönetiminin, Aral Gölü çevresindeki tarım alanlarını pamuk tarlalarına çevirme projesi büyük felaketlerin başlangıcı oldu. Pamuk tarlalarının sulanması için Aral Gölü’nü besleyen iki büyük ırmağın Seyhun ve Ceyhun yataklarının değiştirilmesi ve binlerce kilometre sulama kanalı açılması üzerine, yeterince su alamayan göl hızla kurumaya başladı. Aral Gölü’nde zaman içinde gerçekleşen su değişimi Göl alanının küçülmeye başlamasıyla bölgedeki iklim koşullarında önemli değişiklikler oldu. Göl çevresindeki ılıman iklim yerini sıcak ve kurak bir iklime bıraktı. Sıcaklıkların artmasıyla gölün kuruması daha da hızlandı. Göl çevresindeki arazilerde yapılan aşırı ve yanlış sulama nedeniyle yer altındaki tuzlar toprak yüzeyine çıktı. Düşen pamuk verimini artırmak için bölgede Dünya Sağlık Örgütü tarafından yasaklanmış zehirli tarım ilaçları ve çeşitli kimyasallar kullanıldı. Kimyasal atıkların yer altına sızması sonucu, bu suları kullanmak zorunda kalan insanlarda salgın hastalık oranları büyük artış gösterdi. Birleşmiş Milletler tarafından “insanın çevre üzerinde yarattığı en büyük tahribat” olarak nitelendirilen Aral Gölü’ndeki kuruma sonucu sular 150 km içeri çekilmiştir. Gölün küçülmesiyle birlikte gölün bulunduğu alanın %80’den fazlası çöle dönüşmüş ve birçok canlı türü yok olmuştur. Aral Gölü’nün kuruyan bölümlerinden bir görüntü, Özbekistan 2- Assuan Asvan Barajı Taşkınları kontrol etmek, yeni açılan tarlaları sulayarak tarımsal üretimi arttırmak ve Mısır’ın elektrik ihtiyacının yarısını karşılamak amacıyla Nil üzerinde kurulan Assuan Barajı, 1968’de inşa edilmeye başlandığında “mühendislik harikası” olarak nitelendirilmişti. 164 milyar metreküplük su kapasitesi ve Belçika toprakları kadar alana sahip baraj gölüyle dünyanın en büyük barajı durumundaydı. Nil Nehri ve Assuan Barajı, Mısır Ancak kısa süre sonra teknolojik imkânların mekânsal etkileri dikkate alınmadan kullanılmasının ne kadar önemli çevre problemlerine neden olabileceği ortaya çıktı. Baraj yapılmadan önce Nil Nehri, taşıdığı tarım bakımından verimli olan alüvyonlu toprakları deltasında biriktiriyor ve bu tarım alanlarının sulanmasını sağlayarak yüksek verim alınmasını sağlıyordu. Baraj yapılınca doğal gübreleme durduğu gibi aynı zamanda kurak bir alan meydana geldi. Bunun sonucunda deniz suyu ve şiddetli buharlaşmayla delta toprakları tuzlandı ve çoraklaştı. Elde edilen tarımsal üretim, nüfus artışının da etkisiyle yetersiz kalmaya başladığından Mısır, gıda maddesi ithal eden bir ülke durumuna geldi. Nil Nehri, baraj yapılmadan önce denize döküldüğü kısımda yaşayan balıklara bol miktarda oksijen getiriyordu. Bu sular barajla tutulunca hem oksijen akımı hem de balıklar için yem olabilecek bazı organik maddelerin taşınması ortadan kalktı. Plankton ve organik karbon miktarı azaldığından Akdeniz kıyılarında Mısır için önemli bir gelir kaynağı olan sardalya balığı üretimi azaldı. Doğu Akdeniz kıta şelfi boyunca su-gıda zincirinin kırılması, ekolojik dengeyi bozarak birçok deniz canlısının ve balık türünün yok olmasına yol açtı. 3- Kurland Kum Bankı Litvanya’nın Baltık Denizi kıyısında kurulmuş bir balıkçı köyü olan Kurland, 1750’lere kadar zengin bir bitki örtüsüyle kaplıydı. Sonraki yıllarda hayvan sürülerinin meralarda aşırı otlatılması ve ormanların insanlar tarafından tahrip edilmesiyle ekolojik denge hızla bozuldu. 1957’de bölgeyi işgal eden SSCB askerleri tarafından düz tabanlı yüzlerce tekne yapmak için ormanda kalan son ağaçlar da kesildi. Küçük balıkçı köyünün sakinleri, 18. yüzyılın sonlarına doğru köylerinin feci bir sona yaklaştığını fark ettiler. Dev kumullar köylerine doğru yavaş yavaş ilerliyordu. Köylüler, tahta bariyerler yaparak kumullarını yönünü değiştirmeye çalıştılar fakat başarılı olamadılar ve kumullar 1797’de köyü tamamen kapladı. Azimli bir posta görevlisi olan Georg David Kuwert Corc Deyvid Kavırt ve babası Gottlieb Gatlib, köylerini tekrar eski hâline kavuşturabilmek için 1825’te ağaçlandırma çalışmasına başladılar. Daha sonraki dönemlerde de köylerini eski hâline kavuşturmak idealini paylaşanlar tarafından bu çalışmalar devam etti. Önce, kumda yetişen ve derinlere kök salan özel bir ot türüyle bu alanı sabitleştirmeleri gerekti. Sonra da binlerce hektarlık alana çeşitli türlerde dayanıklı çamlar ve huş ağaçları diktiler. Yaklaşık yüz yıl süren bu mücadele sonunda, kurak alanın %80’i ağaçlarla kaplı hâle geldi. Günümüzde Kurland Kum Bankı ormanları, geyik, karaca, tilki ve yaban domuzu gibi birçok hayvan türünün yaşam alanıdır. Burada yaklaşık dokuz yüz bitki ve yüz kuş türü yaşıyor. Her yıl yaklaşık bir milyon kuş göç sırasında burada mola veriyor. Günümüzde Kurland Kum Bankı’nı günde ortalama turist ziyaret ediyor. İnsanın doğal çevre üzerindeki olumsuz etkileri son yüzyılda çok tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Bu nedenle bilim insanları, sorunları çözmeye yönelik projeler geliştirmeye başlamıştır. Yeşil çatı sistemleri, doğa dostu yeşil konutlar, güneş evleri bunlardan bazılarıdır. Hatta dünyanın birçok ülkesinde sürdürülebilir doğal çevre için ekolojik şehir projeleri geliştirilmeye başlanmıştır. Bu projeler içinde en dikkat çekeni Masdar City projesidir. Masdar City, havaya karbon bileşikleri vermeyen, hiç çöp üretmeyen ve otomobilin giremeyeceği ekolojik kent olarak planlandı. Masdar’ın inşasına, 2008’de Birleşik Arap Emirlikleri’nde Abu Dabi başlandı. 2020’de tamamlanması planlanan ve kişinin yaşayacağı şehir için çalışmalar hâlâ devam ediyor. Kentin enerji ihtiyacının %82’si güneş enerjisi, yüzde 17’si çeşitli atıkları enerjiye dönüştüren bir sistem sayesinde, yüzde 1’i de rüzgâr türbinleriyle karşılanacak. Şehirdeki binaların ısıtma ve soğutma sistemleri de normalden on kat daha az enerjiyle çalışacak. Su ihtiyacının tamamı deniz suyu arıtılarak karşılanacak. Arıtma işlemi için güneş enerjisi kullanılacak. Atık suların tamamından sulama işlemleri için yararlanılacak. Şehir sakinleri ya da ziyaretçileri girişte motorlu araçlarını bırakacak. Şehir içi ulaşımda fosil yakıt kullanmayan raylı ve manyetik modüler sistem kullanılacak. Dünyanın yenilenebilir enerjiye adanmış ilk üniversitesi Masdar Bilim ve Teknoloji Enstitüsü bu kentte kurulmuş ve eğitim-öğretime başlamıştır. Masdar City, Abu Dabi, Birleşik Arap Emirlikleri İnsanın Doğal Çevrede Yaptığı Değişikliklerin Sonuçları SSS Doğal Çevreyi Oluşturan Unsurlar Nelerdir? Doğal çevreyi oluşturan unsurlar, atmosfer hava küre, litosfer taş küre, hidrosfer su küre ve biyosfer canlılar küresi olmak üzere dörde ayrılmaktadır. Atmosfere Fazla Karbondioksit Salınmasının Sonuçları Küresel ısınma, kuraklık, erozyon, çölleşme, açlık gibi sorunlara neden olmaktadır. Aral Gölü Neden Kurudu? 1960’lı yılların sonlarına doğru SSCB yönetiminin, Aral Gölü çevresindeki tarım alanlarını pamuk tarlalarına çevirme projesi büyük felaketlerin başlangıcı oldu. Pamuk tarlalarının sulanması için Aral Gölü’nü besleyen iki büyük ırmağın Seyhun ve Ceyhun yataklarının değiştirilmesi ve binlerce kilometre sulama kanalı açılması üzerine, yeterince su alamayan göl hızla kurumaya başladı. Kaynak Coğrafya Ders Kitabı PDF Coğrafya Bilimi Ders Notları Tarihi ve doğal yapıların adları nelerdir?Pamukkale. Hierapolis Antik Kenti ile birlikte aynı bölge içerisinde yer alan Pamukkale, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan tarihi ve doğal güzelliklerimizden. … İstanbul Tarihi Yarımada. … 3. Efes Antik Kenti. … Kapadokya. … Sümela Manastırı … Safranbolu. … 7. Ksanthos ve Letoon antik kentleri. … 8. Nemrut Dağı10 tane tarihi eser ve nerede oldukları?İşte, Türkiye'de bulunan en güzel ve popüler tarihi eserler;Aksaray – Ihlara Vadisi. … Şanlıurfa – Balıklı Göl. … 3. İzmir – Efes Antik Kenti. … Muğla – Ölüdeniz. … Hasankeyf – Batman. … Adıyaman – Nemrut Dağı … Bursa – Cumalıkızık. … 8. Denizli – eserler nelerdir?Türkiye'deki 10 Doğa Harikası Yer!Karagöl, Artvin. … Kelebekler Vadisi, Muğla. travelmugla. … 3. Gökpınar Gölü, Sivas. aysenurilehertelden. … Kapadokya. … Kaçkar Dağları, Rize ve Artvin. … Pamukkale, Denizli. … 7. Uzungöl, Trabzon. … 8. Ölüdeniz, doğal ve tarihi zenginlikleri nelerdir?Türkiye'nin doğal ve tarihi zenginlikleriPamukkale Denizli ilimizde bulunur. … Uzungöl Trabzon ilimizde bulunur. … Ölüdeniz Muğla ilimizde bulunur. … Kapadokya Nevşehir ilimizde bulunur. … Kaz Dağları Balıkesir ilimizde bulunur. … Düden Şelalesi Antalya ilimizde bulunur. … Efes Antik Kenti İzmir ilimizde güzellikleri nelerdir?Doğada insan eli değmeden oluşan ve gezilip görülebilecek özelliği olan yerlere doğal güzellik, doğal varlık denir. Örnek Denizler, dağlar, göller, şelaleler, mağaralar, ırmaklar, ormanlar, milli mekanlar nerelerdir?Türkiye'nin Tarihi Yerleri1 Efes Antik Kenti, İzmir. … 2 Xanthos ve Letoon Antik Kentleri, Antalya. … 3 Aspendos, Antalya. … 4 Myra Antik Kenti, Antalya. … 5 Kız Kalesi, Mersin. … 6 Hasankeyf, Batman. … 7 Zeugma Antik Kenti, Gaziantep. … 8 Balıklı Göl, yapılar nelerdir?Türkiye Topraklarında Yıllara Meydan Okuyan 10 Tarihi YapıAyasofya. İstanbul'da tarihi bir müze. … Aspendos. … 3. Sardes Artemis Tapınağı Manisa … Efes Celsus Kütüphanesi. … Afrodisias'taki Tetrapylon dört kapı … Afrodisias'taki stadyum. … 7. Antoninler Çeşmesi Sagalassos Burdur … 8. Mamure Kalesi Anamur

çevremizdeki doğal varlık tarihi eser ve yapıtlara örnekler veriniz